Güzelim benim,
Coşkun yüreklim,
Tatlı gülüşlüm.
Kim isterdi seni böyle görmeyi?
Kim isterdi hüzün yüzlü olmayı?
İnsanın kendine ettiğini
Kimse kimseye etmezmiş derler
Sen seçtin bu yolu
Sen seçtin yalnızlığı
Özgürlüğün adaşı sandın
Belki de yalnızlığı.
Dilerim ki küçüğüm,
İsteğe bağlı yalnızlığın
İsteğe bağlı mutluluğa dönüşür.
Hayallerinle birlikte
Güzellikler dilerim.
16 Şubat 2013 Cumartesi
BEKLEMEK
Dünyanın
en zor işi ne diye sorsalar
Vereceğim
cevap “beklemek” olurdu
Her
türlü beklemek.
Beklemek
zorunda kalmak
Beklentisi
olmak
Ummak....vs
vs
Beklerken
geçen zaman ikiye katlanmış gibi gelir, geçmek bilmez
Hele
ki birisinden beklentin varsa geçen her an hançer gibi saplanır kalbine de
Ne
dudak bırakır ne tırnak ........ yemedik.
Sanki
saçının her bir teli tek tek çekilir,
Vücudunun
her yerine iğneler saplanır.
Hele
ki seviyorsan ve bekliyorsan,
Sevdiğine
seveceğine bin pişman olursun......
5 Şubat 2013 Salı
"O" An
O *son* an'a hazır olmak gibi bir şey var mı acaba?
Nasıl olurdu acaba?
Elindeki her işi tamamlamış olmak, tüm borçlarını ödemiş olmak, söylemek istediğin her sözü söylemiş olmak....Hayali bile güzel....her şeyi tamamlamış olma hayali..... o zaman zaten sonu mudur ki herşeyin?
En kolayı herhalde yeni borçlara girmeyip, eski borçları bitirerek başlamak.
Sonra eldeki işleri zaman kaybetmeden tamamlamak lazım. Tamamlanamayacaklara ise resti çekmek.
En zoru, söylemek istediğin her sözü söylemiş olma durumu galiba.
Neyse..............
Nasıl olurdu acaba?
Elindeki her işi tamamlamış olmak, tüm borçlarını ödemiş olmak, söylemek istediğin her sözü söylemiş olmak....Hayali bile güzel....her şeyi tamamlamış olma hayali..... o zaman zaten sonu mudur ki herşeyin?
En kolayı herhalde yeni borçlara girmeyip, eski borçları bitirerek başlamak.
Sonra eldeki işleri zaman kaybetmeden tamamlamak lazım. Tamamlanamayacaklara ise resti çekmek.
En zoru, söylemek istediğin her sözü söylemiş olma durumu galiba.
Neyse..............
7 Ekim 2012 Pazar
Ne zaman?
Mutlu veya mutsuz olma durumumuzdan başkalarını sorumlu tutma alışkanlığından vazgeçtiğimizde; beynimizi ve ruhumuzu tamamen özgür bırakmış olacağız....
Hayatımızın dizginlerini elimize alıp, yaptığımız her hareketin, aldığımız her kararın sorumluluğunu almayı öğrendiğimizde; elimizi kolumuzu bağlayan görünmez bağlardan kurtulmuş olacağız....
Kendi kendimize yetmeyi ve mutlu olmayı öğrendiğimizde; hem kendimizi hem de bizi umursayan insanları gerçekten mutlu etmiş olacağız....
Mutluluk, birisinin varlığı veya yokluğuna bağlı olmamalı....
Ne zaman öğreneceğiz?
4 Ekim 2012 Perşembe
Bazen
Bazen tek ihtiyacımız olan şey; saatlerce sohbeti değil, saatlerce sessizliği paylaşabileceğimiz birisi....
29 Eylül 2012 Cumartesi
Ey ölüm!
Ölmeye hazır mısınız?
Var mı bunun “Artık hazırım” noktası?
Ölmeden önce yapmak istedikleriniz listenizde kaç madde var?
Kaç çentik var?
Tamamlamak için ne
bekliyorsunuz? Para? Zaman? İmkan?
Bunları elde etmek ve listenizdekileri gerçekleştirmek için
bir şeyler yapıyor musunuz?
Listenizdeki bütün isteklerinizi gerçekleştirip
bitirdiğinizde,
Herşey biter diye mi korkuyorsunuz?
Belki de öyle.
Belki o zaman yapacağınız tek şey, oturup ölümü beklemek,
Beklerken de günlük hayata devam etmek.
Beklemek ya da beklememek,
İşte bütün mesele bu....
19 Ağustos 2012 Pazar
ya....gülmeyi unutursa insan?
............ya herşey anlamını yitirirse hayatında? hiçbir amacın, hiçbir hedefin, hiçbir beklentin, hiçbir isteğin kalmadıysa.... hiçbir şeyden zevk almaz olduysan....olumlu veya olumsuz hiçbir duygun kalmadıysa.... ev, iş, uyu, uyan, para kazan, faturaları öde şeklinde geçiyorsa hayatın... nedir bu? dönüm noktası mı son nokta mı? dönüm noktası olması için bir beklenti lazım ama o da yoksa.... başkaları için varlığınla yokluğunun bir farkı yoksa.... evin içinde bile görünmez adam gibi yaşamaya başlamışsan.... ne yapmak lazım? gitmek mi? bitmek mi? ya da uyumak..........ve eceli beklemek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
